Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneğinin (TÜSİAD) yeni yönetim kurulu seçimi tamamlandı. Yönetim Kurulu Başkanlığına Ümit Boyner seçildi.
TÜSİAD 40. genel kurulunda gerçekleştirilen seçimlerde 200 üye oy kullanırken, 2 geçersiz oya karşılık 198 üyenin oyuyla, Ümit Boyner, Lucien Arkas, Mehmet Ali Aydınlar, Cansen Başaran Symes, Tayfun Bayazıt, Haluk Dinçer, Erman Ilıcak, Ali Kibar, Volkan Vural ve Muharrem Yılmaz'dan oluşan yeni yönetim kurulu seçildi.
Seçimin ardından TÜSİAD'ın yeni yönetim kurulu, ilk toplantısını yaparak Ümit Boyner'i Yönetim Kurulu Başkanlığına getirdi. Başkan Yardımcılıkları görevine ise Haluk Dinçer ve Tayfun Bayazıt seçildi.
Yeni Yönetim Kurulu Üyeleri ve görev alanları şöyle:
''Nazlı Ümit Boyner Yönetim Kurulu Başkanı, Haluk Dinçer Başkan Yardımcısı Parlamento İşleri Komisyonu Başkanı, Tayfun Bayazıt Başkan Yardımcısı Ekonomik ve Mali İşler Komisyonu Başkanı, Cansen Başaran Symes Sayman Üye Şirket İşleri Komisyonu Başkanı, Lucien Arkas Üye Yurtdışı İletişim Komisyonu Başkanı, Mehmet Ali Aydınlar Üye Sosyal İşler Komisyonu Başkanı, Erman Ilıcak Üye Bilgi Toplumu ve Yeni Teknolojiler Komisyonu Başkanı, Ali Kibar Üye Sanayi, Hizmetler ve Tarım Komisyonu Başkanı, Volkan Vural Üye Dışişleri ve AB Uyum Komisyonu Başkanı, Muharrem Yılmaz Üye Meslek Örgütleri ile İlişkiler ve Bölgesel Gelişme Komisyonu Başkanı, Zafer Ali Yavan Üye Genel Sekreter.''
TÜSİAD TÜRKİYE'NİN EN ÖNEMLİ BASKI GRUBU
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner, üye seçiminin ardından yaptığı konuşmada, şunları kaydetti:
''TÜSİAD Türkiye'nin en etkili, entelektüel çizgisi sağlam, bağımsız sivil toplum örgütüdür. TÜSİAD bir çıkar grubu değil, TÜSİAD Türkiye'nin en önemli baskı grubudur. Bu yüzden TÜSİAD iktidarlar ve muhalefet tarafından çok tavsiye edilmesine rağmen yıllardır sadece kendi işine bakamaz. TÜSİAD rastgele bir dernek değildir. Neredeyse 40 yılı bulan tarihi içinde Türkiye'nin gündeminin ne olması gerektiği hakkında önemli çalışmalar yapmış, mücadeleler vermiş bir kurumdur. Çoğu zaman zamanından önce veya ütopik olarak değerlendirilmiş ama TÜSİAD tüm buları göze alarak her zaman doğru bildiğini kamuoyu ile paylaşmıştır. Bu süre zarfında Türkiye'nin önüne koyduğu gündem çok zaman ülkenin yol haritası haline gelmiştir.''
Boyner, bugünden itibaren ileriye bakmak, TÜSİAD'ın yeni bir 10 yılın başındaki misyonunu tasarlamak ve eylem planını uygulamaya koymak zorunda olduklarını belirtti.
G20 üyesi bir ülkenin kendi ekonomik geleceğini nasıl kuracağına dair derli toplu bir stratejisinin olmamasının, bu konuda verimli bir tartışma ortamının yaratılmamasının kendilerince kabul edilebilir bir durum olmadığını ifade eden Boyner, "AB üyeliğinin ve 2014 hedefinin neredeyse hayali ve dalga geçilir bir söyleme indirgenmesini kabul etmiyoruz" dedi.
Boyner'in konuşmasında dikkati çeken diğer ifadeler şunlar:
•Partilerimizi oligarşik yapılara döndüren, onların toplumsal kesimlerle organik bağ kurmalarını önleyen Siyasi Partiler yasası'ndan ve Seçim Kanunu'ndan, bir türlü bunları değiştirmeyen zihniyetten şikayetçiyiz.
•Türkiye'nin sadece cari işlemler açığı, istihdam açığı yoktur. Türkiye'nin demokrasi açığı da vardır.
•Hani biz bir köprüydük, Medeniyetler İttifakı için örnek ülke bizdik, hoşgörünün, binlerce kültürün beşiğiydik, ne oldu bize? Konuşmuyoruz, bağırıyoruz. Dinlemiyoruz, dinleniyoruz.
MUTABAKAT ZEMİNİ OLUŞMADI
TÜSİAD Yönetim Kurulu Eski Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ ise gelecek dönemin uluslararası dinamikleri, enerjinin jeopolitiği ve ekonomisinin Türkiye'yi, uluslararası sistemde daha öne çıkaran bir rol oynamaya neredeyse ittiğini, ancak bu potansiyelin hayata geçirilmesi için gereken toplumsal ve siyasal huzur, mutabakat zemini ve dayanışma ruhuna henüz ulaşılmadığını kaydetti.
Yalçındağ'ın konuşmasında öne çıkan diğer başlıklar şöyle:
•''Bugün baskıcı yapıların kırılmasından nasıl memnuniyet duyuyorsak, yeni yapılanmada hukukun temel ilkelerinin çiğnenmesinden, yeni baskı odakları yaratılması ihtimalinden de o denli rahatsızlık hissediyoruz''
•''Maalesef çatışma dilinin yerine koyabileceğimiz bir eleştiri, müzakere ve uzlaşma dilini geliştiremedik''
•''AB üyelik süreci, son 3 yılda neredeyse donma noktasına geldi''
•''Biz kendi koşullarımızı iyi tahlil etmek, bize uygun çıkış politikasını tasarlamak zorundayız. Bu durum aslında IMF anlaşması konusunu daha gerçekçi bir şekilde değerlendirmemiz gerektiğine de işaret ediyor''
•''Bu bağlamda daha önce belirttiğimiz üzere, orta vadeli programı gerekli ve bütüncül bulmakla birlikte, tek başına yeterli olmayacağını düşünüyoruz''
•''Eski yapımız, zihniyetimiz ve alışkanlıklarımızla 21. yüzyıla ayak uyduramayacağımız belli oldu. Dolayısıyla yeniyi nasıl kuracağımız sorusuna daha fazla odaklanmalıyız''
MUSTAFA KOÇ TELEKONFERANSLA KATILDI
TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Mustafa Koç, açılış konuşmasını, geçirdiği kaza nedeniyle bulunduğu hastaneden, telekonferans yöntemiyle gerçekleştirdi.
Koç, hemen her hükümetin TÜSİAD'ın, övgü ve takdirlerimizi memnuniyetle karşılarken, gerektiği zaman yönelttiği eleştirilerinden ise fazlasıyla rahatsız olduğunu, hatta zaman zaman konuşmalarını engellemek için demokrasilerde olmaması gereken tarzda polemikler yarattığını, baskılar uyguladığını söyledi.
Mustafa Koç, ''samimi olarak TÜSİAD'ın güç ve etki kaybettiğini düşünen ve bundan endişe duyan dostlarımıza da şunları söylemek isterim; Birincisi 'güç' bizim tercih ettiğimiz bir kavram değil. Biz demokrasilerde güç kullanmaya değil konsensusa, uzlaşmaya inanan bir topluluğuz'' dedi.
TÜSİAD'IN GELİR VE GİDERLERİ
TÜSİAD 2009 yılı gelirlerinin 11 milyon 173 bin lira, giderlerinin ise 10 milyon 5 bin lira olarak gerçekleştiği açıklandı.
Aidatlara da uzun yıllardan sonra herhangi bir artış öngörülmediği ve yine aidatın 19 bin 500 lira olacağı ifade edildi. |